21 Şubat 2011 Pazartesi

"ŞEY" KAVRAMI ÜZERİNE BİR DENEME

Eminim bir çoğunuz bu konuda hiçbir"şey" düşünmedi bugüne kadar. Aklının ucundan bile geçirmedi "şey" kelimesinin anlamı ya da kullanım biçimlerini. Bu da onu konuşmaya, araştırmaya değer bir konu haline getiriyor aslında.



Bu konuda bir ara bir makale okumuştum. "Felsefi olarak "şey"" anlamında olan bir makaleydi. Uzun zaman geçtiği için üzerinden ismini tam olarak hatırlayamıyorum. Yalnız "şey" gibi normal bir durumda hiç kimsenin ilgisini çekmeyecek bir kelimenin (günlük kullanımda çok dillendirildiği için alışılagelen bir kavram olduğu için dikkat çekmiyor olabilir) felsefi bir anlamının olabileceğini ve aslında olduğu (çağrıştırdığı) "şey" dışında, aslında her"şey"i kapsayacak kadar geniş bir anlam derinliği olduğunu kavradığım an derin bir sarsıntı yaşadığımı söyleyebilirim.



Genelde insanların düşündüğü ya da merak ettiği kavramlar "aşk", "sevgi", "ölüm" ve "yaşam" gibi konularken, aslında bunları da kavrayacak geniş bir anlam bütünlüğü içerisinde "şey" kelimesinin varlığı insan üzerinde şok etkisi yaratıyor.



Arapça bir kelime olan "şey", anlamsal olarak "eşya" kelimesinin de kökünü oluşturuyor. Eşya "şeyler" anlamına geliyor, yani "şey"in çoğulu. Burdaki kullanımı aslında "nesne" anlamına gelmektedir. Ama "şey kelimesi yalnızca "eşya" ya da "nesne" anlamında kullanılmıyor.



Adeta joker gibi bir anlamı da var. Aklımıza bir kelime gelmediği zaman hemen "şey" diye geçiştiririz. "şey", "birşey", "herşey", "hiçbirşey" gibi yaygın kullanım alanları var.



Aklıma "birşey" geldi derken, "fikir",

Elindeki "şeyi" bırak. derken "nesne"

Sen benim herşeyimsin. derken "hem nesnel hem de manevi dayanak" anlamında kullanımları mümkün.



Daha da geniş bir örnekleme yapılabilir elbette. Ama ilk etapta benim aklıma gelenler bunlar.



Kısacası kendisi kısa bir kelime olan "şey" aslında boyutuyla kıyaslanamayacak kadar geniş bir anlamlar bütünü sunuyor bize. Bu kelimenin aynı zamanda dini bir anlamının olduğunu da söylemek gerekir. Ancak kelimenin bu anlamıyla pek ilgilenmediğim için, bu daha çok dini bir araştırmanın konusu olabilir.



Şimdi yapılması gereken "sey" (görev ya da sorumluluk anlamında) bence, bize bu kadar cömert davranan "şey"e biraz vefa borcumuz olduğunun bilincine varılmasıdır. Onun hakkında biraz düşünülmesi ve kafa patlatılması gerektiğini düşünüyorum. Bu sayede insanoğlunun "dil" ve "felsefe" alanında kopmaz bir bütünlük olduğunu anlayacağını düşünüyorum.



Bu yazının amacı akademik bir ispat yapmak değildir. Yalnızca bir beyin cimnastiği olarak düşünme eylemidir.